DÜĞÜNDE TAKILAN TAKILAR KİME AİTTİR?

Toplumun temel taşı olarak adlandırılan Aile Kurumu; Türk Medeni Kanunu ile de korunmakta ve bu kuruma zarar verenler açılan boşanma davalarında kusurlu kabul edilerek eşine karşı tazminat yükümlüsü dahi olabilmektedir. Boşanmanın kişiler üzerinde psikolojik etkileri başka bir yazının konusunu oluşturacak kadar detay gerektirmekle birlikle bizler tarafların hukuki olarak hak ve yükümlülüklerine değinmekte fayda görerek siz kıymetli okurlarımız ile bu doğrultuda paylaşım yapmayı şu an için faydalı buluyoruz.


Toplumun temel taşı olan ailenin, dağılması; sadece bireyler için değil, hukuk sitemi için de çözüm bekleyen bir süreçtir. Boşanma ile birlikte çözüm bekleyen; velayet, nafaka, evlilik birliğinde edinilmiş mallara katılma rejimi doğrultusunda mal rejiminin tasfiyesi konuları başka sayılarımızın konusunu oluşturmakla bu sayımızda güncel Yargıtay kararları ışığında düğünde geline ve damada takılan takıların hangi tarafa ait sayılacağı hususuna değineceğiz.

DÜĞÜNDE TAKILAN TAKILAR NELERDİR?

Düğün takıları: evlenen çiftlerin düğün ve takı merasimlerinde; aileleri, akrabaları ve diğer davetlilerce gelin ve damada takılan ve maddi değeri olan her türlü eşyadır. Düğünde takılan döviz, altın, takı seti, gerdanlık, bilezik, saat, kemer ve para gibi mali değeri olan her tür mal varlığı düğün takısı olabilmektedir.

Evlenen çiftlere maddi olarak destekte bulunmak isteyen taraf yakınlarının gelin ve damada takmış oldukları takıların, çiftlerin boşanma aşamasına geldiğinde hangi tarafa ait sayılacağı kısmında ise uyuşmazlık gündeme gelmektedir. Belirtmek gerekir ki; Medeni Kanunumuzda düğün takılarının kimin kişisel malı sayılacağı hususunda bir düzenlemeye gidilmemiştir.

Bu konuda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2021 yılında verdiği kararda; ”(…) düğün sırasında takılan ziynet eşyası ve paralar kim tarafından ve hangi eşe takılırsa takılsın aksine bir anlaşma ya da örf ve adet kuralı olmadığı takdirde kadına bağışlanmış sayılır ve artık kadının kişisel malı kabul edilir.(…)” diyerek düğünde takılan takıların kadının geleceğini güvence altına almak maksadını güttüğü değerlendirilerek, hangi eşe takılmış olduğuna bakılmaksızın geline ait olduğunu kabul etmiş ve uygulamada da bu yönde kararlar verilmiştir. Elbette bu yaklaşımın istisnaları vardır. Örneğin; o yerin yerel örf ve adetlerine göre yerleşmiş başkaca bir kuralın varlığı halinde veya çiftlerin aralarında açıkça anlaşmaya varmaları ile de genel kuralın aksi yönünde kararlar verilmesinin önü açık tutulmuştur. Fakat, bu genel kuralın istisnası sayılabilecek yerel örf ve adetin bulunduğunun ispat edildiği hiçbir emsal karar mevcut değildir. Bazı emsal dosyalarda o yerin örf adetine ilişkin köy muhtarı tanık olarak dinletilmiş ise de bu tanıklık yeterli görülmemiştir.

DÜĞÜNDE GELİN VE DAMADA TAKILAN TAKILAR KİME AİT OLACAKTIR?

“Toplumumuzun gelenek ve göreneklerinin zamanla değişikliğe uğraması, ekonomik ve hukuksal ilişkilerin dinamik yapısı ve özellikle; düğünlerde kadına özgü ziynet eşyalarının dışında, ortak bir yaşam kurma aşamasında olan eşlere maddî katkı sağlamak amacıyla, ekonomik değeri olan başka şeylerin de takılması/verilmesi, dikkate alınarak, düğünde eşlere takılan/verilen ve ekonomik değeri olan eşyalarla ilgili davalarda, Dairemizin içtihatlarında değişikliğe gidilmesi zorunluluğu doğmuştur.” Demek sureti ile Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024 yılında vermiş olduğu karar ile içtihadında ciddi bir değişikliğe gitmiştir. Bu konuda Dairenin ilkesel nitelikteki yeni görüşüne göre; “Taraflar arasında ziynet eşyalarının paylaşımı konusunda anlaşma mevcut ise paylaşım bu anlaşmaya göre gerçekleştirilir.

Ziynet eşyalarının paylaşımı konusunda taraflar arasında anlaşma bulunmadığı takdirde yerel örf ve adetin varlığı iddia ve ispat edilirse bu kurala göre paylaşım gerçekleştirilir. Aksi takdirde erkeğe ve kadına takılan/verilen ve ekonomik değer taşıyan her şey kural olarak kendilerine aittir. Ne var ki takılar içinde karşı cinse özgü (kadına ya da erkeğe özgü) bir şey varsa o cinse verilmiş sayılır. Özgü olma konusunda çekişme varsa ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi yapılmalıdır. Bilirkişi incelemesi sonucunda o şeyin her iki cinse özgü olduğu belirlenmişse o şey takılan/verilen eşe ait olur. Takı sandığı/torbasına konulan ekonomik değer taşıyan şeyin aidiyeti konusunda; konulan şey kadına ya da erkeğe özgü bir şey ise o cinse verilmiş sayılır, o şeyin her iki cinse özgü olduğu belirlenmişse ortak kabul edilmelidir” yönündedir. Artık uyuşmazlıklar, tarafların iddia ve savunmaları da dikkate alınarak bu ilkeler doğrultusunda çözüme kavuşturulacaktır.

Kısa bir örnek ile açıklayacak olursak; yeni evlenen çiftimizin düğününde geline 20 çeyrek altın, damada 10 yarım altın takılmış olsun. Yine geline gerdanlık ve 20 adet bilezik takılmış olsun. Bir de takı sandığında 20 adet tam altın, bir çift küpe ve zincirden oluşan takı seti ve paralar toplanmış olsun. Bu örnekte eğer erkeğin boşanmada ne talep edebilecek olduğuna bakmak gerekirse; düğünde damadın üzerine takılan 10 yarım altının tamamı, sandıktaki 20 adet tam altının 10’unu talep edebilecektir. Geline özgü olan gerdanlık ve bilezik ise geline takılmış olduğu için gelinin hakkı olacaktır fakat bir de sandıktaki takı setinin akıbetine bakmak gerekecekse de bu setin yerel örf ve adetler gereğince de kadına özgü bir eşya olduğu çıkarımı rahatlıkla yapılabildiği için sandıkta olsa bile su takı seti kadının kişisel malı sayılacaktır.

BOŞANMA SÜRECİ NASIL YÖNETİLMELİDİR?


Unutulmamalıdır ki; düğün takıları yalnızca maddi değer taşıyan eşyalar değil, aynı zamanda ortak bir geçmişin de sembolleridir. Bu nedenle tarafların anlaşmazlıklarını çözerken anlayışlı bir tutum sergilemesi hem süreci kolaylaştırır hem de olası duygusal yıpranmaların önüne geçer. Boşanma bir son gibi görünse de her iki taraf için de yeni bir başlangıçtır. Önemli olan bu süreçte, hem kendi haklarınıza hem de karşı tarafın haklarına saygı duyarak hareket etmektir. Bu nedenle tarafların süreci hem duygusal hem de hukuki açıdan sağlıklı yönetebilmesi için profesyonel destek almaları önemlidir.

Av. SEDANUR TURAL

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir