Bireylerin birbirleriyle kurdukları iletişim sırasında ya da günümüzde birçok işlemi yaparken kullandığımız online etkileşim ortamları bilişim sistemlerinin temelini oluşturur ve söz konusu bu sistemler karşılıklı etkileşim alanlarıdır. Genel anlamda bir bireyin başka bir bireyle iletişim kurması esnasında ortaya çıkan öğeler bilişimin kendisidir ve hukuki bazı düzenlemeler ile söz konusu bu öğeler koruma altına alınmıştır. Bu sistemlere örnek olarak günlük hayatımızda sıklıkla kullandığımız internet ortamını verebiliriz. İnternet üzerinde çeşitli sosyal medya platformları ya da uygulamaları aracılığıyla insanlar paylaşımlar yapmakta, bilgi alışverişinde bulunmakta, iletişim kurmakta ve online alışveriş yapmanın keyfini yaşamaktadır. Buradan da anlaşılabileceği gibi; bilimin de esasını oluşturan bilgi akışı bu ortamlarda elektronik olarak sağlanır ve söz konusu bu akışta bazı güvenlik sorunları gibi sorunların oluşması kaçınılmaz olur. Belirli bir işleme düzeni olan bu sistemlerdeki bilgi akışı sırasında kötü niyetli kişilerin elinde istenmeyen sonuçlar doğabilir.

Bilişim hukuku, sayısal bilginin paylaşımını konu alan hukuk dalıdır. İnternetin kullanımına ilişkin yasal çerçeveyi belirleyen internet hukukunu kapsamaktadır. Bu bağlamda; gizlilik ve ifade özgürlüğü gibi kavramlar da bilişim hukukunu ilgilendirir.

Bilişim hukukunun, “Bilgi Teknolojisi hukuku” ve “İnternet hukuku” başlıkları altında ikiye ayrılarak incelenmesi gerekir.[1] Bilgi Teknolojisi hukuku hem dijital hale getirilmiş bilginin hem de bilgisayar programlarının dağıtılması ile ilgili hükümleri düzenler. Bilgi güvenliğinin sağlanması ve elektronik ticaret konularında düzenlemeler içerir. Diğer taraftan İnternet hukuku, İnternet’in kullanılması ile ortaya çıkan hukuki meseleleri inceler. İnternet hukukunun hukukun birçok alanı ile etkileşim içerisinde bulunması gerekir. İnternet erişimi ve kullanımı, güvenlik, ifade özgürlüğü ve yargılama gibi hukukun diğer alanları ile ilişkilidir.

Türkiye’de internet ortamında işlenen belirli suçlarla içerik, yer ve erişim sağlayıcıları üzerinden mücadeleye ilişkin esas ve usullerin düzenlenmesi amacıyla, 23.05.2007 tarih ve 26530 sayılı Resmi Gazete’de, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 243 ila 246. maddelerinde ise “Bilişim Alanında Suçlar” ve bu suçların işlenmesi halinde uygulanacak cezai yaptırımlar düzenlenmektedir.

Bilişim hukukunun temelini oluşturan kavramlar; internet hukuku, ifade özgürlüğü ve gizlilik kavramlarıdır. Bilişim hukukunu bilgi teknolojisi hukuku ve internet hukuku olmak üzere iki farklı başlık altında inceleyebiliriz. Bilgisayar programlarının nasıl dağıtılacağı konusunda hükümlerle dijital hale getirilmiş olan bilgi hükümlerini içeren sisteme bilgi teknolojisi hukuku adı verilir. Bu anlamla bilgi teknolojisi hukuku; kişiler ve kurumlar arası bilgi paylaşımları ve alışveriş sırasında söz konusu bilginin korunmasının ve e-ticaret olarak da adlandırılan online alışverişler ile ilgili düzenlemeleri kapsamı altına alır. Öte yandan internet hukuku ise; kullanıcıların internet kullanımı sırasında meydana gelen hukuki meseleler ile ilgilidir. İnternet hukuku çerçevesinde; İnternet kullanımı, ifade özgürlüğü ve güvenlik konuları belirli kurallarla düzenlenir ve denetlenir. Ortaya çıkabilecek olan muhtemelen sorunların çözüme kavuşturulması için bu anlamda bilişim hukukundan destek alınır.