Siber Suçlarla Mücadelede Hesap Kullandırma ve Nitelikli Dolandırıcılık

Dijital teknolojilerin hayatımızın her alanına girmesiyle birlikte, internet üzerinden işlenen dolandırıcılık suçlarında da ciddi bir artış yaşanmaktadır. Özellikle banka hesaplarının üçüncü kişilere kullandırılması, son yıllarda kolluk birimlerinin en sık karşılaştığı suç yöntemlerinden biri hâline gelmiştir.

İnternet üzerinden gerçekleştirilen birçok dolandırıcılık eylemi, Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesinde düzenlenen Nitelikli Dolandırıcılık suçu kapsamında değerlendirilebilmektedir. Dolandırıcılık faaliyetlerinde suçtan elde edilen paranın izini kaybettirmek amacıyla, farklı kişilere ait banka hesapları kullanılmaktadır. Bu nedenle suç örgütleri veya kötü niyetli kişiler, çeşitli vaatlerle vatandaşların banka hesaplarını ve IBAN bilgilerini temin etmeye çalışmaktadır.

“Komisyon kazanma”, “evden ek gelir elde etme”, “hesabını kısa süreliğine kirala”, “hesabından sadece para geçecek” veya “hesabını şirket işlemlerinde kullanacağız” gibi söylemlerle kişilerin banka hesapları kullanılmak istenmektedir. Ancak bu tekliflerin kabul edilmesi, ciddi hukuki sonuçlar doğurabilir.

Kişinin IBAN numarasını, banka hesap bilgilerini, banka kartını, internet bankacılığı erişim bilgilerini veya kimlik bilgilerini hangi gerekçeyle olursa olsun kötü niyetli kişilere vermesi ya da hesabını onların kullanımına açması, suç soruşturmalarında ilk inceleme konusu olmaktadır. Dolandırıcılık sonucu mağdurlardan gönderilen paralar bu hesaplara ulaştığında, hesap sahibi hakkında adli soruşturma başlatılabilmekte; somut olayın özelliklerine göre kişi şüpheli veya sanık sıfatıyla yargılanabilmektedir. Ceza sorumluluğu ise her olayda kişinin kastı, bilgisi ve suça katkısı değerlendirilerek mahkemeler tarafından belirlenmektedir.

Vatandaşların “Ben sadece hesabımı verdim, suç işlemedim.” düşüncesi çoğu zaman ciddi mağduriyetlere yol açmaktadır. Banka hesabı, IBAN numarası ve kimlik bilgileri kişiye özeldir ve başkalarının kullanımına bırakılmamalıdır. Hesaba giren ve çıkan her para hareketi, adli makamlar tarafından incelenebilmekte ve hesap sahibinden bu işlemleri açıklaması istenebilmektedir.

İnternet üzerinden yapılan alışverişlerde, yatırım vaatlerinde, ikinci el satış platformlarında ve sosyal medya üzerinden gerçekleştirilen ticari işlemlerde de dikkatli olunmalıdır. Gerçek olamayacak kadar yüksek kazanç vaat eden teklifler, doğrulanmamış yatırım fırsatları ve güven vermeyen ödeme talepleri dolandırıcılık girişimi olabilir. Alışveriş yapılacak platformun güvenilirliği araştırılmalı, ödemeler mümkün olduğunca güvenli ödeme sistemleri üzerinden gerçekleştirilmelidir.

Unutulmamalıdır ki banka hesabı kiralamak, IBAN bilgisini kullandırmak veya hesap hareketlerine aracılık etmek; yalnızca maddi kayıplara değil, aynı zamanda uzun süren adli süreçlere ve ceza sorumluluğuna da neden olabilir. Dijital dünyada güvenliğin ilk şartı, kişisel ve finansal bilgileri korumak ve hiçbir koşulda üçüncü kişilerle paylaşmamaktır.

Siber suçlarla mücadelede en etkili yöntem, vatandaşların bilinçli hareket etmesi ve şüpheli durumları vakit kaybetmeden kolluk kuvvetlerine veya Cumhuriyet Başsavcılıklarına bildirmesidir. Dijital güvenlik, yalnızca teknik tedbirlerle değil, bilinçli bireylerin sorumlu davranışlarıyla da sağlanabilir.

 

Unutmayın ki, size kolay yoldan kazanılması vaadedilen para, mutlaka bir başkasının kaybıdır.

Av. SEDANUR TURAL 

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir